| Song: Nazlı Ay |
| Artist: Mabel Matiz |
| Played 21 times |
“Nazlı ay, gelin ay; git ona söyle.” |
| Song: Love Love Love |
| Artist: Of Monsters and Men |
| Album: My Head Is an Animal |
| Played 45 times |
“All cause, you love love love, when you know i can’t love.” |
| Song: Gel Demedim Ki |
| Artist: Yüzyüzeyken Konuşuruz |
| Played 40 times |
“Aynı cümleyi kurup aynı şehre bakarken.” |
| Song: Here To Stay |
| Artist: Lenka |
| Album: Two |
| Played 34 times |
Lenka, Windows reklamından ibaret değildir! |
| Song: Kaçacağım |
| Artist: Zardanadam |
| Played 41 times |
“Kaçacağım bir gün buralardan, |
| Song: Bir İlkbahar Sabahı |
| Artist: Sıla |
| Played 3,305 times |
Geçen günlere yazık; yazık etmişsin gönül sen. Öyleyse hiç sevmemiş; sevilmemişsin gönül sen. |
| Song: Eski Şarkısı |
| Artist: Mor ve Ötesi |
| Played 219 times |
|
| Song: Brainstorm |
| Artist: Lonely Feeling |
| Played 41 times |
Bazen o kadar yalnız hissedersin ki, sanki dünyada 6 milyar insan da yanında olsa bile yalnız kalırmışsın gibi. Sonra düşünürsün, “ben mi yalnızım ki?” dersin. Etrafındaki insanları düşünürsün, onlara haksızlık ettiğini anlarsın, kızarsın kendine. Ama o arada gelen o duygu yok mu, o his; her şeyi başa sarmana neden olur. Kendine o kadar çok üzülürsün ki, kızmayı bile unutursun. “Sonrası serbest, sonrası Pazar.” |
| Song: Papatya |
| Artist: Teoman |
| Played 23 times |
Her şarkı, size hatırlattıkları kadar vardır. Her şarkı; milyonlarca farklı insana, milyonlarca farklı şeyi hatırlattığı kadar vardır. Önceden kale olarak kullandığımız, ahşaptan bahçe duvarının yerine çelikten bahçe kapısı yapmışlar. Topumuz artık bahçenin içine kaçamaz. Çelik çomak oynarken, çeliği içine atıp bolca puan kazanmaya çalıştığımız boş inşaat da yoktu artık. “Atan alır” kuralını işleten uçsuz bucaksız, boş arazinin yerinde, tüm gün etrafa gürültü saçan işyerleri koymuşlar. “Evde hasta var” diyen evden de ses çıkmaz olmuş. O hasta iyileşti mi? Yoksa öldü mü? Her kapısını çaldığımda, bana ekmek arası marul veren şişko teyze nerde acaba? Bahçesinde çilek yetiştirip, her bahar bana ikram eden teyzemi de çok boşladım. Aralarına file bağlayıp, “mahalle tenisi” oynadığımız direklerden biri gitmiş. Babannem artık “ev salçası” yapmıyor. Belki, sokakalr günlerce doamtes kokusundan kurtuldu ama, bi’ şeyler eksik yine de. Her adımımda gıcırdayan, ahşap tabanlı ev gitmiş, kazulet gelmiş. Bahçemiz vardı, meyve vermeyi uzun süre önce bırakmış bir kayısı ağacı vardı. Çardak vardı. Üzerindeki üzümlerden mütevellit, arıları eksik olmayan. Onlar gitmiş, kazulet gelmiş. Yan komşunun ceviz ağacının olduğu bahçe nereye gitmiş. Oraya da mı kazulet diktiniz? Caddemizin adı ne diye değişmiş? Bakkalımız vardı. Cips alırdım bol bol. İçinden taso çıksın diye. Kekikli cips çıkmıştı, yeniydi. Çok satsıni alışılsın diye, üzerine kocaman kocaman yazarlardı, “Boş Yok” diye. Tadını sevmezdim ama hep ondan alırdım. Taso önemli çünkü. Bir kere, mahallenin en iyi top oynayan çocucğuyla gitmiştik bakkala. İkimiz de taso odaklı olarak kekikli cipse abanmıştık. O üsttekini almış, ben alttakini. Benimkinden 2 tane taso çıktı, onunkinden hiç. Günlerce tutturmuştu, benim tasom seninkine düşmüş diye. iddiydi, istiyordu o tasoyu, ama vermedim asla. Çünkü taso önemliydi, anca kaldırımların üzerinde, çetin mücadeleler sonucunda kaybedilebilirdi. Işıklar kapandı, benimle kimse kalmadı. Işıkları açamıyorum. Çok üzülüyorum. |
| Song: Dilek Tutmak |
| Artist: Genç Osman |
| Played 49 times |
|